heartbeat-control domain was triggered too early. This is usually an indicator for some code in the plugin or theme running too early. Translations should be loaded at the init action or later. Please see Debugging in WordPress for more information. (This message was added in version 6.7.0.) in /home/yavuzg5/public_html/wp-includes/functions.php on line 6131nimble-builder domain was triggered too early. This is usually an indicator for some code in the plugin or theme running too early. Translations should be loaded at the init action or later. Please see Debugging in WordPress for more information. (This message was added in version 6.7.0.) in /home/yavuzg5/public_html/wp-includes/functions.php on line 6131customizr alan adı için çeviri yüklemesi çok erken tetiklendi. Bu genellikle eklenti veya temadaki bazı kodların çok erken çalıştığının bir göstergesidir. Çeviriler init eyleminde veya daha sonra yüklenmelidir. Ayrıntılı bilgi almak için lütfen WordPress hata ayıklama bölümüne bakın. (Bu ileti 6.7.0 sürümünde eklendi.) in /home/yavuzg5/public_html/wp-includes/functions.php on line 6131Tromso Norveç’in kuzeyinde Dünya’da nüfusu 50.000 üzerinde olan en kuzeydeki yerleşim noktası. Kuzey Işıkları kuşağının merkezinde yer alan Tromso’yu 2007’de Galatasaray ile karşılaşması nedeniyle duymuş olabilirsiniz. Aralık ayında ortalama 15 gün yağış almakla birlikte hiç güneş görmüyor. Bizim gittiğimiz Mart ayında ise ortalama 12 gün yağış alıyor. Havanın açık olduğu bir zamana denk gelirseniz Kuzey Işıkları’nı görme ihtimaliniz yüksek.
Norveç sınırı Björkliden’den sadece 30 km, sınırda hiç kontrol olmadığı için duraklamadan yolumuza devam ediyoruz. Norveç’te muhteşem manzaralarla karşılaşıyoruz, ancak gidiş-geliş tek şerit olan yollarda İsveç’tekinden farklı olarak park alanları daha az sıklıkta ve karlar temizlenmediği için durmamız mümkün değil. Biraz içimiz gidiyor. Fotoğraflayamasak da yolculuk boyunca manzaranın tadını çıkarıyoruz.
Björkliden-Tromso arası 260 km, kalacağımız yer Ersfjordbotn, Tromso’nun 20 km ilerisinde, toplamda 280 km yolu 5,5 saatte katettik. Kaldığımız ev 3 katlı, 2. katta Amerikan mutfak, yemek masası ve şömine, 2 yatak odası ve jakuzili banyo, dilerseniz balkona çıkıp etrafa bir göz atabilirsiniz. Üst katta deri koltuklarda oturup, geniş ekran LED TV veya kocaman penceresinden manzarayı seyredebilirsiniz. Bu katta da bir yatak odası ve duş var. Ev her anlamda sıcak, kendi eviniz gibi. Etrafta Kuzey ve Kuzey Işıklarına ilişkin çeşitli dergiler de bulabilirsiniz. WiFi de olunca eksik kalmıyor.
İlk akşam hava kapalı olduğu için evde kalıp yemek yemeye karar veriyoruz. Norveç’ten aldığımız somonlar, biraz roka salatası ve patates püresi ile şömine karşısında güzel bir akşam yemeğinin tadını çıkarıyoruz. Yorgunluk da olunca erkenden yatıyoruz.
Tromso ikinci gün de kapalı görünüyor. Ekipten Abisko’ya dönme sesleri yükselirken, Tromso’ya 71 km mesafede Nordkjosbotn’da hava açık görünüyor ve ekibi buraya gitmeye ikna ediyorum. Yolda giderken fotoğraf çekebileceğimiz bir yer arıyoruz, durabileceğimiz bir cep bulmak pek kolay değil. Nordkjosbotn’a varmadan bir cep buluyoruz, ama konum ve açı olarak yeterli değil.
Yola devam ediyoruz. Nordkjosbotn’u geçtikten hemen sonra çok uygun bir park alanı bulup yerleşiyoruz. Beklemeye başlıyoruz. Bu sırada birinde Hintlilerin diğerinde Avustralyalıların olduğu iki araba daha yanaşıyor. Amaç ortak, Kuzey Işıklarını görmek ve çekmek! Onlar da tripodlarını kurdu ve beklemeye başladı.
Biraz mavi saat fotoğrafı aldıktan sonra bekleyişe yine arabada devam ettik. Çok soğuk, öyle böyle değil. Gökyüzü açık, fakat uzakta olmamıza rağmen Tromso’nun üzerindeki bulutlar görünüyor ve şehir ışıkları nedeniyle bulutlar çok parlak. Ancak şansımız bu sefer yaver gitmiyor, hava açık, iyi bir konumdayız, ama Aurora gerçekleşmiyor ya da çok çok zayıf. Yaklaşık 1,5 saatlik zorlu bir dönüş yolu da bizi bekliyor. 18:30’dan 00:30’a kadar uzun bir bekleyişin ardından, 1 saat sonrasına ait tahminler 0-0.33 aralığında olunca umutlar tükendi, eve dönme zamanı.
Karlı ve buzlu yollara karanlık ve yorgunluk da eklenince yolculuk zorlaştı. Karşıdan TIR’lar geldiğinde kendimizi 5-10 saniye kadar bembeyaz bir kar bulutunun içinde buluyoruz.
Ertesi gün hava yine kapalı görünüyor. En azından gündüz gözü ile Tromso’yu gezelim istiyoruz. Biraz araştırdıktan sonra Planetaryum’a gitmeye karar veriyoruz. Planetrayum beklentimizi karşılamayınca (siz de boşuna gitmeyin) eve döndük.
Bu arada Tromso’da alkol alabileceğiniz 2 mağaza var sadece, onlardan biri Vinmonopolet. Burası da sadece iş günleri ve mesai saatlerinde açık. Ayrıca, Türkiye’den de oldukça pahalı. İsveç’te de durum çok farklı değil.
Yemekte taze somon var. Somonu pişirmeye hazır duruma getirdikten sonra, Aurora seviyesinin yükseldiğini fark ediyoruz. Somonları fırına atmadan, havanın açık olduğu bir yer bulup fotoğraf çekme şansı aramak üzere tekrar yola koyulduk. Bu sefer Nordkjosbotn da yağışlı görünüyor. Yine de aynı istikamete gidiyoruz. Karlı ve buzlu yollara tipi de eklenip, TIR’ların geçişinin görüşü zorlaştırması hatta yolculuğu tehlikeye sokması nedeniyle yarı yolda dönmeye karar veriyoruz.
Tromso’da neredeyse her evin bir kar küreme aracı var. Bazı evlerde çim biçme makinası tarzı küçük aletler varken, bazı evlerde daha büyük araçlar bulunuyor. Henry’de de Traktör büyüklüğünde bir araç vardı. İlk sabah uyanıp evsahibimiz Henry’nin evin önündeki karları temizlediğini görünce çok şaşırdık.
Ersfjordbotn’da evlerin çoğunun dışında somon kurutulduğu da dikkatimizi çekti. Büyük olasılıkla kuşlardan korumak için ağların içinde tutuyorlar. Evler ise ağırlıklı olarak kırmızı renkte, bu da yoğun kar yağışı sonrası evleri bulabilmek için olsa gerek.
2 gecenin ardından Tromso’da Kuzey Işıklarını hiç göremeden dönüşe geçiyoruz. Zaten gitmeden beklentimiz de düşmüştü. Tromso çok nemli olduğu için hava genelde kapalı, Aurora’nın hemen hemen her gün gerçekleştiği bir konumda yer almasına rağmen, görme ihtimali çok düşük.
Saat 11’de Kiruna’da kalacağımız Camp Alta’ya doğru yola koyuluyoruz. Bizi 7 saatlik bir yolculuk bekliyor.
Serinin devamında Kiruna’dayız..
]]>Neden bu seyahati çok önceden bu tarihler için planladığımıza gelmeden Kuzey Işıkları veya literatürdeki adıyla Aurora Borealis hakkında biraz bilgi verelim.
Kuzey Işıkları nedir?
Doğanın gökyüzünde yaşattığı bu renkli dans gösterisi nereden geliyor? Latincede ‘şafak’ anlamına gelen “Aurora”, Roma mitolojisinde şafak tanrıçasının ta kendisi. “Borealis” ise latincede ‘kuzey’ demek. Güney kutbundaki karşılığı ise Aurora Australis olarak adlandırılıyor, güney kutbunda çekim koşulları zorlaştığı için daha az biliniyor.
Bilim bu olayı Güneş fırtınaları sonucu Dünya’nın manyetik alanı ile buluşan elektronların kutuplara yakın bölgelerde atmosfere girmesi sonrası oksijen ve nitrojen atomlarını yükleyerek ışımalara neden olması olarak açıklıyor. En yaygın olan yeşil rengi atmosferde 100 km ile 200 km arasında bulunan oksijen atomları meydana getiriyor, 200 kilometrenin üzerindeki oksijen ise kırmızı rengi oluşturuyor. Öte yandan Nitrojen 100 km altında kırmızı, 100 kilometrenin üzerinde ise mavi tonlara dönüyor.
Kuzey Işıkları’nın gerçekleşme anı ile ilgili fikir vermesi açısından Instagram’da paylaşmak üzere 8 dakikada içinde çektiğim 50 karenin birleştirilmesi ile oluşturduğum 15 saniyelik video:
Hangi tarihlerde gidilmeli?
Tarih seçimine gelince. Güneşin 11 yıllık solar bir döngüsü var ve 11 yılda bir güneşteki aktivite maksimum seviyesine ulaşıyor. Bu aktivite ise Kuzey Işıklarının oluşma ihtimalini ve şiddetini arttırıyor. 2013 yılının başı 24. solar döngünün maksimum seviyesi olarak tahmin ediliyordu. Bu nedenle seyahat tarihini 2013 yılına planladık. Ancak NASA’nın 2013’teki tahminlerine göre 2013 başında henüz maksimum seviyeye ulaşılamadı, hatta maksimum seviyenin 2013 sonunda ve sonrasında 2015’te tekrar gerçekleşebileceği açıklandı ve öyle de oldu. 2016’nın da sonuna gelmemizle birlikte, aşağıdaki şekilden de görüleceği üzere ihtimal oldukça azalıyor. Fakat bu, kuzeye seyahat ettiğinizde Kuzey Işıklarını göremeyeceğiniz anlamına gelmiyor, ihtimal her zaman var. Diğer yandan, bundan sonraki en iyi dönemin 2023-2025 arasında gerçekleşeceğini söyleyebiliriz.
Gidilecek yılı az çok belirledik veya en azından yılların önemi hakkında bir farkındalığımız oldu. Yıl içinde ise Kuzey Işıklarını görme olasılığının en yüksek olduğu zamanlar ekinoks dönemleri, Mart ve Eylül aylarında. Bu süreyi Şubat-Nisan ve Eylül-Kasım ayları arası olarak genişletebiliriz. Mart 2013’in iyi bir seçim olacağına böylece karar vermiş olduk.
Nisan-Eylül ayları arasında geceler çok kısaldığı için görme ihtimali neredeyse yok. Aralık-Ocak aylarında ise Mart ve Ekim aylarına göre gerçekleşme oranı yarı yarıya. Ayrıca, Kasım-Şubat arasındaki dönem çok daha soğuk ve bölgelere göre değişmekle birlikte daha yağışlı, dolayısıyla kapalı. Seçeceğiniz şehir ve şehirlerin gitmeyi planladığınız aylarda yağış durumunu da göz önünde bulundurmanız önemli. Örneğin Tromso kuşağın tam ortasında yer almasına rağmen yılın büyük bölümünde hava kapalı, bunda fjordların ve nem’in büyük etkisi var. Diğer yandan Abisko, kuşağın merkezinin az dışında, ancak iç kesimlerde yer almasının etkisiyle gökyüzünün kapalı olması ihtimali bir nebze azalıyor.
Elbette bu olay sadece solar döngünün maksimum seviyesinde oluşmuyor. Gözle görülemese de bu doğa olayının zamanı veya kesin bir gerçekleşme yeri bulunmuyor, aslına bakarsanız her zaman gerçekleşiyor. Fakat gözle görülebilmesi için belirli bir şiddette gerçekleşmesi, gökyüzünün açık ve ortamın karanlık olması şart. Bu durum fotoğraf için de geçerli. Mümkün olduğunca karanlık bir yer seçimi yapılmalı. Şehir ışıklarından olabildiğince uzak olduğunuz bir yer, ek olarak gökyüzünde Ay’ın görünmemesini tavsiye ediyorum. Bu bilgiye istinaden ay takvimini de kontrol ettik ve 11 Mart 2013’te Yeni Ay’ın olduğunu görünce seyahat tarihlerimiz az çok netleşti. Kuzey Işıklarını görme ihtimalini yüksek tutmak adına en az 10 günlük bir süre tavsiye ediliyor. Unutmayın ihtimal o kadar da yüksek değil, gidip de görmemek de var!
Yıl seçimi için Güneş aktivitesi, Yıl içinde doğru aylar ve seçtiğiniz ayda Ay döngüsü için Ay takvimine bakarak zamanı belirledik. Yıl, ay, yeniayı içine alan bir dönemden sonra günlerin ve saatlerin de önemi başlıyor.
Günlük Aurora tahminlerini takip etmek çok önemli. Bunun için çeşitli kaynaklar var, biz University of Alaska Fairbanks’in günlük tahminlerini takip ettik. Bu sitede 20 gün sonrasına kadar 0-9 Kp arası Aurora tahminleri yer alıyor. Kp endeksi ne kadar yüksekse Aurora şiddeti o kadar yüksek. Bizim bulunduğumuz 7-17 Mart 2013 tarihleri arasında Aurora şiddeti 2-3 Kp arasından değişiyordu, 9 gibi bir şiddeti hayal bile edemiyoruz. Şiddetin ne önemi var derseniz, bulunduğunuz yerden (veya gitmeniz gereken yeri belirlemek için de diyebiliriz) Kuzey Işıklarını görme ihtimalinizi ve nasıl görünebileceğine dair bir fikir veriyor. Tabii verilen bu günlük tahmin gün içinde herhangi bir zamanda gerçekleşebilir, gündüz gerçekleşmesi durumunda zaten gözle görülemeyecek, hatta unutmayın bu sadece bir tahmin, hiç gerçekleşmeyebilir de!
Günlük tahmini biliyorsanız sabah kalktığınızda akşam için planınızı yapmaya başlayabilirsiniz. Ama önce hava durumunu kontrol etmekte fayda var. Kuzey Işıklarını izleyeceğiniz bölgede havanın açık ve olabildiğince bulutsuz olması şart. Yağış varsa kaldığınız yerde şömineyi yakıp güzel bir akşam yemeğinin tadını çıkardıktan sonra saunada biraz rahatlamanızı tavsiye ediyorum. Diğer bir seçenek yakındaki şehirlerin hava durumlarını da kontrol edip arabayla gidilebilecek bir bölge tespit ettikten sonra yola koyulmak. Fakat kuzeyde yolların kar ve buzla kaplı olduğu bir dönemde gittiyseniz (bizim gibi), yolculuğun zorlaştığını, daha fazla dikkat gerektirdiğini, uzun bir çekim veya bekleyişin ardından geri dönüşün de yorucu olduğunu unutmamak lazım.
Günlük tahmin istediğimiz seviyede ve hava durumu da yanımızda olunca soğukta tüm gece beklemeli mi? Hayır! Bu durum için de yaklaşık bir saat sonrasına ait tahminleri veren sistemler devreye giriyor. Aurora Alert sayfasından önümüzdeki bir saat için 15’er dakikalık aralarla verilen tahminleri takip ediyoruz. Eğer tahminler 1’in altındaysa sıcak bir yerde beklemeye devam edin. Örnek değerler:
The Space Environment Center’s Neural Net Program estimates that . . .
in 9 minutes, the Geomagnetic Activity level (Kp number) will be 1.33 — Quiet
in 24 minutes, the Geomagnetic Activity level (Kp number) will be 2.33 — Quiet
in 39 minutes, the Geomagnetic Activity level (Kp number) will be 2.33 — Quiet
in 54 minutes, the Geomagnetic Activity level (Kp number) will be 2.33 — Quiet
Yıllar, aylar, haftalar, günlerden sonra saat ve dakikalara dair de gerekli bilgileri verdim. Tarih seçiminizi yaparken sizi az çok nelerin beklediğini ve hayal kırıklığına uğrama ihtimalinizi bir nebze azaltacağını umuyorum.
Peki nereye gitmeli?
Şehir seçimi yapılırken dikkat edilmesi gereken en önemli nokta Aurora düşük şiddette gerçekleşse bile görülebilecek bir şehir olması. Bunun için günlük tahmin sitesindeki görsellere bakarak, gideceğiniz bölgenin hangi şiddetlerden itibaren yeşil kuşak içinde kalacağını kontrol edebilirsiniz. Tromso, Norveç 1 Kp şiddetinde bile bu kuşağın içindeyken, Abisko, İsveç için haritada görülen 3 Kp şiddetine yakın bir seviye daha uygun. Eğer bulunduğunuz bölge şekilde daha geniş olan yeşil çizginin içinde kalıyorsa, ufukta zayıf bir yeşil olarak bile olsa Kuzey Işıklarını görebilirsiniz (ama bu ufuktaki çizgi sizi tatmin eder mi bilemem, beni etmiyor). Hatta bir gün 9 şiddetine çıkarsa İstanbul’dan bile görülebilir, takipte olun! Kısacası yeşil kuşak (sadece dıştaki çizgi değil) içinde bulunmak için elinizden geleni yapın, çünkü şanslıysanız Kuzey Işıklarının gökyüzünde hemen üzerinde gerçekleşmesine tanık olabilirsiniz ve bu deneyim ufukta yeşil bir çizgi görmekten çok daha heyecan verici ve büyüleyici! Ben yaşadım.

3 Kp seviyesindeki kuşak (Avrupa)
Bu bilgiler ışığında İzlanda, İsveç ve Norveç’in kuzey bölümleri, Alaska, Canada, Finlandiya ve Rusya’nın kuzey bölgelerinin önerilen yerler arasında olduğunu söyleyebilirim.
Tüm bu bilgiler ışığında 3 farklı şehirde Kuzey Işıklarını görebilmek için bir planlama yaptık: Kiruna, Abisko ve Tromso. Tabii çok kolay olmadı, farklı şehir seçenekleri arasında zamanımızı, mesafeleri, yer durumlarını ve Kuzey Işıklarını görmek için uygunluklarını göz önüne alarak karar verdik. Gündüzleri de değerlendirmek için farklı etkinlikler ayarladık. Hazır oralara kadar gitmişken aktarma yapacağımız Stockholm’ü de gezmeden olmazdı.
Gitmeden birçok kaynaktan Kuzey Işıkları, fotoğraf çekim teknikleri, soğuğa karşı alınacak önlemler, bölge ve yanımıza alacaklarımız hakkında bilgi aldık.
Tavsiye ettiğimiz malzeme listesi:
Kıyafetlere gelince;
Fotoğraf için;
Seyahat için;
vee yola koyulduk!
Bu serinin devamında seyahat hakkında daha fazla detay bulabilirsiniz:
Kuzey Işıkları’nın Peşinde – 2. Bölüm: Abisko, İsveç
Kuzey Işıkları’nın Peşinde – 3. Bölüm: Tromso, Norveç